Çocuğumuz Olmuyor… Nereden Başlamalıyız, Ne Yapmalıyız?

Günümüzde çocuk sahibi olamamak günden güne artan bir problem olarak karşımızdadır. Genel olarak bu problemin % 50 si erkek, % 50 si kadın faktörlerine bağlıdır.Dünyada her 100 aileden 15 i çocuk sahibi olmakta sıkıntı yaşamakta ve üremeye yardımcı tedaviler uygulanmaktadır. Ülkemizde de üremeye yardımcı tedavi uygulamalarıda yaygınlaşmaktadır.

Çocuk sahibi olmak isteyip 1 yıl içerisinde korunmasız, düzenli bir cinsel ilişkiye rağmen gebelik sağlanamıyor ise tıbbi yardım alınması tavsiye edilir. Bu bekleme süresinde kadının yaşı, yumurtalarının rezervi ve kalitesi önemlidir. Bu sebeble 35 yaşını geçmiş kadınlarda bekleme süresi 6 aydır.Aynı şekilde erkek hastanın sperm varlığı, değerleri ve kalitesi de önemlidir. Erkek hastanın sperm parametreleri normal ise bu bekleme süreleri geçerli olup, anormal durumlarda üroloji uzmanı eşliğinde karar vermek gerekir. Örneğin erkek hastanın sperm testinde, hiçbir sperm hücresinin bulunmaması durumunda ( azospermi ) bekleme süresinin bir önemi yoktur. Bu sebeble yapılacak değerlendirmenin, erkek ve kadın hastayı kapsayacak şekilde birarada yapılması önem taşımaktadır.

Çocuk sahibi olmayı düşünen bir ailede, erkekte öncelikle bir sperm testi yapılması basit, çabuk sonuç vermesi açısından avantajlıdır. Sperm testi erkeğin üreme yeteneği hakkında fikir verecektir. Sperm testi 3 günlük cinsel perhizle kolayca uygulanabilir. Bunun için bir üroloji uzmanına başvurulmalı ve androloji laboratuvarında bir semen örneği verilmelidir. Test sonucuna göre ileri sperm tetikleri yapılabilmelidir. Erkeğin muayenesi ile beraber duruma göre hormon değerleri, skrotal doppler usg, genetik analizler değerlendirilmelidir. Kadın muayenesi için, adet kanaması döneminin 2. veya 3. gününde kadın hastalıkları/doğum uzmanına başvurmalı,usg ve hormon değerlerine bakılmalıdır. Kadın hastalıkları/doğum uzmanınca yapılan muayene ve değerlendirme sonucuna göre, gerekirse ileri tetikler ( örneğin rahim filmi ) yapılmalıdır.Her iki durum değerlendirildikten sonra ortak bir görüş içerisinde aileler takip edilmelidir.

    Ailede yapılan değerlendirmede, muayene bulguları ve tetkikleri normal ise doğal yoldan gebelik elde etmek amacıyla bilgilendirme ve medikal/cerrahi tedaviler önemlidir. Doğal yoldan gebelik elde edememiş ailelerde, üremeye yardımcı tedaviler planlanır. Aşılama ve Tüpbebek tedavileri, genel olarak üremeye yardımcı tedaviler veya teknikler olarak isimlendirilir. Doğal yoldan gebelik sağlayamamış ailelere aşılama veya tüpbebek tedavileri önerilebilir. Üremeye yardımcı tedaviler erkeğin ve kadının eş zamanlı değerlendirilmesi sonucu, ortak bir görüş ile belirli kriterlere göre uygulanır. Burada kadın faktörü ile beraber, erkeğin sperm parametreleri de belirleyici rol oynar.Bundan dolayı aşılama, tüpbebek ve ileri aşama tedaviler ( mikroenjeksiyon vs. ) ailenin mevcut durumu değerlendirilerek karar verilir. Başarısız olmuş aşılama ve tüpbebek uygulamaları sonrasında kadın faktörü ile beraber erkek faktörünün de daha detaylı araştımaları planlanmalıdır. Erkekte, sperm genetiğindeki hasarlar ( örneğin; Sperm DNA Hasarı, Apoptosiz ) üremeye yardımcı tekniklerin seçiminde uygulanacak yöntemde değişiklik yapmayı gerektirebilir . Tüpbebek tedavileri içerisinde farklı uygulamaların  yapılması durumunda ( örneğin; İMSİ, Mikroçip ) başarı şansının artabileceği unutulmamalıdır.

   Sonuç olarak, çocuk sahibi olmak isteyen bir ailede; erkek ve kadının eş zamanlı değerlendirilmesi ve tedavilerinin düzenlenmesi uygun olan bilimsel yaklaşımdır. Ayrıca, çocuk sahibi olmak yolunda yapılacak tüm uygulamaların titizlikle seçilmesi başarı şansını yükseltecektir. Bu sebeble, ailelerde yapılacak takip ve tedavilerin, infertilite ( kısırlık ) yaklaşımları ve uygulamaları ile ilgilenen merkezler veya hekimlerce yapılması önerilir.